• 01 Aralık 2025 Pazartesi 00:17

UKRAYNA SAVAŞINDAN FAYDA SAĞLAYAN TEK AKTÖR ABD

ANALİZ Prof. Dr. İrfan Kaya ÜLGER

UKRAYNA SAVAŞINDAN FAYDA SAĞLAYAN TEK AKTÖR ABD

Rusya’nın 24 Şubat 2022’de NATO genişlemesine tepki olarak “operasyon” adıyla başlattığı Ukrayna savaşı birkaç ay sonra dördüncü yılını tamamlayacak. Bu savaşta Rusya’nın nihaî hedefinin ne olduğu belirsizliğini koruyor.  Kimileri Rusya’nın Dinyeper nehrinin doğu tarafını ele geçirmeyi planladığı görüşünde. Odesa’yı da alarak Ukrayna’nın Karadeniz bağlantısını tamamen kesmeyi hedeflediğini öne sürenler de var.  Öte yandan Rusya’da işbaşında olan yönetimin Ukrayna’ya ideolojik bir mercekle baktığı Ukrayna devleti ve milletin ayrı yapılar olduğunu kabul etmediği, yadsıdığı da bir başka vakıa. Ruslar, Ukrayna coğrafyasına Novorosiya (Yeni Rusya) diyorlar. Ayrıca ilk Rus devletinin, Moskova’dan önce Kiev’de kurulmuş olması da (Kiev Knezliği) ihtilafın tarihsel ve kültürel arka planı olduğunu ortaya koyuyor.

Rusya, 2014 yılında Ukrayna toprağı olan Kırım’ı işgal ve ilhak etmişti. 2022’de başlayan savaşta ise Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Zaporidja ve Herson vilayetlerinin büyük bölümünü ele geçirmiş durumda. Anlaşmazlığa çözüm bulma amacıyla ateşkes ve uzlaşı arayışları, Mart 2022’den beri biteviye devam ediyor.  Çatışmalar başladıktan kısa bir süre sonra Beyaz Rusya’nın başkenti Minsk’te başlayan görüşmeler başarısızlıkla sonuçlanmıştı.  10 Mart 2022’de Antalya Diplomasi Forumunda savaşan tarafların en üst düzey temsilcileri olan Sergei Lavrov, Rusya’nın Dışişleri Bakanı o dönemdeki Ukraynalı meslektaşı Dimitri Kuleba ile bir araya gelmişti. Barış müzakerelerinin bir turu daha sonra İstanbul’da yapıldı. Donetsk ve Luhansk bölgelerinin Rusya etkisine açık özel statüye kavuşması konusunda taraflar arasında uzlaşma sağlandı. Ancak o tarihte İngiltere Başbakanı olan Boris Johnson’un Volodemir Zelensky’ye güçlü destek vaadinde bulunması nedeniyle uzlaşının arkası gelmedi ve kilitlenme yaşandı.

2025 yılı içerisinde ise taraflar üç kez İstanbul’da bir araya geldiler. Görüşmelerde ateşkes konusunda uzlaşı sağlanamamış olsa da insani boyutlar itibariyle ilerleme kaydedildi. Taraflar esirlerin, yaralı askerlerin ve asker cenazelerinin değişimi konusunda anlaştılar. Trump’un seçim kampanyasından beri dile getirdiği Ukrayna savaşına son verme ateşkes sağlama vaadi konusunda ilk somut adım 2025 Ağustos ayında mümkün oldu. ABD’nin eyaleti olan ve Kanada’nın kuzeyinde yer alan Alaska’da yapılan görüşmeden somut bir sonuç çıkmadı. Görüşmenin yapıldığı yer her ne kadar ABD toprağı olsa da Rusya bakımından aşina bir yerdi. Çarlık Rusya’sı Kırım Savaşında içine düştüğü ekonomik sıkıntıları aşmak için 1867 yılında Alaska’yı  7 milyon 200 bin dolara ABD’ye satmıştı.  Putin ve Trump arasında ateşkes görüşmeleri için bir ara Budapeşte ismi de zikredildi. Öte taraftan müzakere mekanı olarak sıklıkla İstanbul’un adı geçmekte. Mevcut koşullarda Rusya Ukrayna savaşının geleceğinin ne olacağı, ne şekilde sonuçlanacağı belirsizliğini korumakta. Çatışmanın uzlaşı / anlaşma ile sonuçlanma ihtimali teorik olarak var.  Bununla birlikte yayılma tehlikesi de güçlü biçimde varlığını korumakta.

Bu çalışmanın amacı savaşın bundan sonra nasıl bir seyir takip edeceği konusunda spekülasyon yapmak değil. Esasen çatışmanın seyri lokal, bölgesel ve global gelişmelerden doğrudan etkilenmekte. Bu çalışma dördüncü yılın arifesinde Ukrayna savaşından kimin kazançlı çıktığını tespit etme amacı taşıyor.

İdeolojik, jeopolitik, jeostratejik bakış açısıyla hareket eden Rusya’nın bu savaştan mütevellit bir kazanımı olduğunu ileri sürmek mümkün gözükmüyor. Rusya, Ukrayna topraklarının beşte birini kontrol altında tutuyor ise son derece yüksek bir fatura ile karşı karşıya. Moskova yönetimi savaş nedeniyle bir düzinenin üstünde kayıp yaşadı. Mart 2022’de Avrupa Konseyi üyeliğinden ihraç edildi. Avrupa’ya doğalgaz ve petrol ihracatı bir iki istisna dışında tamamen kesildi. Yaptırımlar nedeniyle Rusya, uluslararası ticaretten tecrit edildi. Hollanda’nın Lahey kentinde faaliyet gösteren Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Buça ve Kiev’de savaş suçları işlendiği iddiasıyla açılan davada Putin hakkında tutuklama kararı çıkardı. Putin’in uluslararası alanda hareket kabiliyeti sınırlandırıldı. 2023 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde BRICS toplantısına UCM kararı nedeniyle telekonferans yöntemiyle katılmak zorunda kaldı. Victor Orban yönetimi ise Putin’in Macaristan ziyaretinde sıkıntı yaşamamak için UCM üyeliğinden ayrıldı. Rusya ayrıca savaşın finansmanı karşılamakta sıkıntı yaşıyor. AB, geçen ay Rusya hakkında 18’nci yaptırımı uygulamaya koydu.

Dışarıdan bakıldığında Ukrayna savaşında Rusya’nın toprak kazanımından ziyade savunma refleksi ile hareket ettiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Rusya bir kez daha dağılma endişe içerisinde bulunuyor.  Batı karşısında birinci mağlubiyet 1989 yılında Varşova Paktı’nın kendi kendini lağvetmesi ile gerçekleşti.  İkinci olarak 1991 yılında 15 Cumhuriyetten oluşan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) dağıldı. Bakiye kalanlar içinde en geniş coğrafyaya sahip olan ülke olan Rusya Federasyonu 17 milyon kilometrekare ve nüfusunun beşte biri de azınlıklardan oluşuyor.  Dolayısıyla Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı toprak kazanımından çok var olanı korumayı amaçlayan önleyici müdahale özellikleri taşımaktadır. Bununla birlikte ülke içerisinde ve dışarıda Ukrayna savaşı konusunda farklı okuma yapanlar da var.  Kimileri, Rusya’nın Çarlık dönemindeki hedeflerine yöneldiği, sıcak denizlere inmeyi hedeflediğini öne sürüyor. Daha başkaları Moskova yönetiminin Slav Birliği (Panslavizm) peşinden koştuğu ve hatta  Ortodoks patronajını gerçekleştirme saikiyle hareket ettiğini öne sürebiliyorlar.   

Ukrayna savaşından nedeniyle kayıp yaşayan aktörlerden biri de Avrupa Birliği. AB ülkelerinde Rusya’dan temin edilen doğalgaz ve petrol akışının kesilmesinden kaynaklanan daralma ve stagflasyon günden güne derinleşiyor. Avrupa ülkelerinde refah toplumu göstergelerinde kayda değer ölçüde geriye gitmeler yaşandı.  İlave olarak  savunma ve güvenlik yatırımlarına yönelme Avrupa’ya yeni bir maliyet çıkardı. Ukrayna savaşının patlak vermesiyle başlayan Avrupa’ya sığınmacı akını 7 milyon rakamını aşmış durumda.  Bu durum Avrupa ülkelerinde bir taratan ekonomik sıkıntı yaratırken öte yandan Arap Baharı sonrasında sığınmacı akınıyla başlayanaşırı sağ eğilimli siyasal partilere desteği arttırıyor. Avrupa genelinde daha önce marjinal destek bulan ırkçı, aşırı milliyetçi siyasal partiler bazı ülkelerde iktidara gelirken daha başkalarında , ana muhalefet partisi statüsü kazandı.

Ukrayna savaşının esas kazananı ise hiç kuşku yok ki Washington yönetimi. ABD’nin kazanımlarını birkaç başlık altında toplamak mümkün. Evveliyetle NATO içerisinde ABD patronajı güçlü biçimde tahkim edildi. NATO’nun soğuk savaş sonrasın dönemde işlevi üye ülkelerde bile sorgulanıyordu. Ukrayna savaşı öncesinde Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macro, teşkilatın beyin ölümünün gerçekleştiğini, işlevinin kalmadığını iddia etmişti. NATO bünyesinde ABD patronajına karşı Fransa hiç kuşku yok ki, geleneksel olarak karşı koyan bir aktör hüviyetinde. De Gaulle’ün 1966 yılında NATO’nun askeri kanadından ayrılmasını bu noktada hatırlamak gerekiyor. Ukrayna savaşının patlak vermesi NATO’nun işlevi konusunda üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarını önemli ölçüde ortadan kaldırdı. Böylece tıpkı soğuk savaş yıllarında olduğu gibi ABD’nin NATO üzerindeki patronajı takviye edildi.

Ukrayna savaşında ABD’nin ikinci kazanımı NATO’nun genişlemesi oldu. Ukrayna’nın NATO’ya katılımı mümkün olmadı. Ancak Rusya ile 1300 km uzunluğunda kara sınırı bulunan Finlandiya ile 150 yıldan beri tarafsız statüde bulunan Rusya tehdidi algısının güçlenmesi nedeniyle NATO’ya katılma başvuruları yaptılar. Türkiye’nin katılma anlaşmasını onaylamayı yaptırımların kaldırılması ve terörlü mücadelede yeni adımlar atılması koşuluna bağlaması nedeniyle anılan ülkelerin katılımında bir süre gecikme yaşandı. Netice olarak Finlandiya 2023 ve İsveç de 2024 yılında NATO’ya katıldı.  Böylece ABD’nin Grand Strateji belgesinde yer alan Rusya’yı çevreleme politikası güçlü biçimde sahaya yansımış oldu.

Savaşın ABD açısından üçüncü kazanımı Avrupalı ortaklarının savunma harcamalarını artırmaya ikna edilmesi oldu.  Rusya tehdidi nedeniyle yükselen güvenlik kaygıları bir yandan AB bünyesinde savunma harcamalarının artmasına yol açtı. AB üyesi ülkeler 2030 yılına kadar savunma için 800 milyar Euro kaynak ayırma kararı aldılar. Öte yandan Washington yönetiminin hemen her NATO toplantısında Avrupa’lı ortaklarına karşı ileri sürdüğü savunma harcamalarının milli gelir içerisindeki oranının artırılması en sonunda mümkün hale geldi NATO liderlerinin 2025 yılında Lahey kentinde yaptıkları toplantıda savunma harcamalarının 2035’e kadar % 5’e çıkarılması kararı alındı. ABD’nin savunma harcamaları şu anda % 3.8 seviyesinde. Avrupa ülkelerinde ise genel olarak % 2 veya altında seyir takip ediyor. İspanya’nın çekince ileri sürdüğü karar, hiç kuşku yok ki ABD açısından çok önemli bir başarıyı simgeliyor. ABD böylece 1949’dan beri sürdürdüğü Avrupa güvenliğine en fazla katkı sağlamanın maliyetini ortaklarına yansıtmış olacak. Öte yandan iki katına çıkacak olan savunma harcamaları nedeniyle silah, teçhizat ve cephane tedarikinin en az yarısının ABD’den temin edilmesi öngörülmekte.  

Netice olarak, 24 Şubat 2022’de patlak veren Ukrayna savaşının ne zaman ve nasıl sona ereceği belirsizliğini korurken savaşın ekonomik ve mali sıkıntıları Rusya ve Avrupa ülkelerini derinden etkilemeye devam ediyor. Her ne kadar Donald Trump yönetimi ateşkes arayışı ve baskısını sıklıkla dile getirmiş olsa da ABD bu savaşın bugüne kadarki seyrinden ve devam etmesinden fayda sağlayan yegane aktör hüviyetindedir. ABD’deki askeri endüstriyel kompleksin kâr oranları Ukrayna savaşı nedeniyle kayda değer oranda artmıştır. Öte yandan Trump yönetimi emrivaki yaparak Ukrayna ile nadir elementler anlaşması yapmış, bu ülkenin doğal zenginlikleri üzerinde tahakküm tesis etmiştir.

 

 

 

                                                                                                                                                                                                                                                      

 









Facebook Yorumları
Gündem Türk Dünyası Haberleri Copyright © 2025
Tüm Hakları Saklıdır.